Hoşgeldiniz

Kim ne derse desin sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.

5 Temmuz 2011 Salı

Katliam Ayı: Temmuz!

Öncelikle bu yazıyı yazmaya başlarken biraz tedirginim. Çünkü siyaset hakkında yorum yapmayı sevmiyorum. Buda biraz siyasete girecek, beni bağışlayın. Lakin her Türk'ün bilmesi gerektiğini düşünüyorum.


Temmuz 1995-İnsanlığın Öldüğü Yer: Srebrenitsa

Savaş sırasında yıkılan
bir cami ve çocuk
Irkçılığın tırmandığı yer; Avrupa'da II. Dünya Savaşı'ndan bu yana yapılan, Srebrenitsa'da en az 8300 Boşnak'ın katliama uğradığı yerdir. Srebrenitsa'da öldürülen binlerce insan sadece dinleri ve ırkları yüzünden soykırıma uğramışlardır. Bu büyük katliam Avrupa'nın ortasında gerçekleşirken Avrupa Devletleri bu olaya sadece seyirci kalmakla yetinmişlerdir.Hatta Boşnak halkın elindeki silahlar toplanarak -hedef barışa yönelik çalışma- insanlar silahsız bırakılmış ve Sırpların Srebrenitsa'ya girmesi kolaylaşmıştır. Sırplar katliam yapmakla yetinmeyip insanlık dışı olaylar sergilemişlerdir. Dahası öldürdükleri insanlar daha sonra tanınmasın diye kimlikleri alınmış cesetleri tanınmayacak hale getirilerek toplu mezarlara gömülmüşlerdir. Srebrenitsa katliamlarında birçok kadını eşsiz bırakmışlar, birçok delikanlıyı evlerinden uzağa götürüp öldürmüşlerdir. Bununla kalmayan Sırplar toplu mezarlar bulunmasın diye mezarları kilometrelerce uzağa yapmışlardır.
İşin ilginç yanı veya İlahi adalet olarak dersek daha anlamlı olur sanırım, mezarların mavi kelebekler sayesinde bulunmasıdır. Mavi kelebeklerin özelliği ise sadece toplu mezarların üzerinde açan artemis çiçeğine yönelmesidir. Mavi kelebeğin sayesinde Srebrenitsa katliamında öldürülen Boşnakların mezarlarına ulaşılmıştır. Aşağıda paylaştığım izlentide katliamın nasıl yapıldığını gösteren görüntüleri paylaşacağım.




5 Temmuz 1999-Katliamın Adı: Doğu Türkistan-Urumçi


Olaylar sırasında perişan durumda
olan Uygur halkı
Irkçılığın ve din ayrımının bir diğer adı: Urumçi. Çin ile Türkler arasında Hunlardan bu yana savaşlar olduğunu Çin'in baskısı neticesinde birçok Türk kavminin göç ettiğini biliriz. Uygurlar önceleri yerleşik yaşama geçerek Çin kültürünün etkisine girmişler, onların dini yaşamını benimsemişlerdi. Uygur Türkleri tekrar milli benliklerini kazanıp din olarak İslam'ı seçtiklerinde işler değişti ve Çin'in baskısı Uygurlar üzerinde arttı. Günümüzde de Çin'in Özerk Bölgesi olan Doğu Türkistan'da 1999 Temmuz'un da yine dünyanın seyirci kaldığı bir katliam yaşandı. Katliamda kaç kişinin öldüğü Çin'in haberleşme bağlantılarını kestiği için bilinmemekte. Ama orada yaşayanların anlattıklarına göre Çin'in yaptığı katliamda Sırpların yaptığı katliamdan farklı değildi. Katliama uğrayan halk yine açlık ve sefalet içinde bırakılmıştı. Birleşmiş Milletler asıl üyelerinden olan ve elinde reddetme hakkı bulunan Çin katliam haberlerini yalanladı.

Bu Temmuz ayında yapılan katliamlar insanlık için büyük ayıp olarak görülmelidir ki bunun yanında her fırsatta yalan yanlış soykırım haberlerinin arkasında olan büyük devletlerin bunları görmezden gelmesi onlar açısından büyük çelişki oluşturmaktadır. Ve gerek Srebrenitsa için gerek Doğu Türkistan için ağıtlar yakıldı, şiirler yazıldı, türküler bestelendi. 1995 ve 1999 katliamlarında katliama uğrayan soydaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

24 Haziran 2011 Cuma

Yağmur | Ahmet Hamdi TANPINAR

Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde, 
Bir parça uzaklaş kederlerinden. 
Bir ruh gülümsüyor gibi derinden, 
Mehtabın ördüğü saatler nerde? 
Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin, 
Yağmur ince ince toprağa sinsin, 
Bir başka alemden gelmiş gibisin, 
Dalmış gözlerinle pencerelerde.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Renkler Herkes İçindir

Biraz önce bir sitede karşılaştığım bağlantıyı sizlerle paylaşmak istiyorum arkadaşlar. Çevremizde birçok engelli vatandaşımız var. Ben çoğu zaman kendimi onların yerine koyuyorum. Bu onların halini anlamamı sağlıyor, evet. Bu yüzden elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Çoğu kişinin benim gibi düşündüğünü biliyorum yalnız bazen elimizden bir şey gelemiyor. Şimdi asıl konuya gelince burada yapabileceğimiz tek şey bir kısa filmi izlemek olacak. Bu kısa filmi izlediğimizde bir görme engelli arkadaşımız özel bir yazılıma ücretsiz sahip oluyor. Biliyorum her gün onlarca izlenti izliyoruz. Vaktinizin kısa bir bölümünü bu film için ayırır ve bağlantıyı paylaşırsanız sayenizde birçok görme engelli insan renklere kavuşabilecek!
İzlenti İçin: http://www.renklerherkesicindir.com/

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Barış Manço - Ne Ola Yar Ola


Göklerden daha mavi denizlerden daha derin topraktan güzel kokan ne ola
Rüzgardan daha serin başaklardan daha nazlı ay ışığından ılık ne ola
Ahu gibi gözleri baktıkça yürek yakan yar ola
Cennet bahçesi kokan göğsünde çiçek açan yar ola

Damla damla yağmurdan boynu bükük çiçeklerden daha hüzün verici ne ola
Sonbahar yaprağından hele akşam güneşinden daha içimi burkan ne ola
Buğulu gözleriyle yollarımı bekleyen yar ola
Islak dudaklarından bir garip türküsüyle yar ola

Göç eden kuşlar gibi gidip gelir umutlarım umudun ötesinde ne ola
Göç eden kuşlar gibi gidip gelir umutlarım umudun ötesinde ne ola
Nefesimde yaşayan sıcaklığı paylaşan yar ola
Yaşam denen uykudan uyanmasını bilen yar ola

Popüler Yayınlar